Dijital Çağda Bilgi Paylaşımı ve Popper'in Dünyalar Teorisi

Dijital çağın her devrimsel adımı günlük hayatımıza ışık hızıyla girip çıkıyor. Küresel iş yapma biçimi e-posta sayesinde kökünden değişeli sadece 25 yıl oldu ve artık e-posta eski moda ve sıkıcı kabul ediliyor.

IM 10-15 yıl boyunca sürdürdüğü mutlak hâkimiyetini çoktan sosyal paylaşım ve mikro blogging mecralarına kaptırdı. 15-20 yaşındaki en azılı Internet kullanıcıları ICQ nedir bilmiyorlar.

Web videoları ve bunların etkin paylaşım kanalları üstünden dünyaya yayılması da bu türden gelişmelerden biri. Youtube günde 2 milyar sayfa görüntülemeyi aştı, sadece belli başlı sosyal paylaşım sitelerinde 1 günde 60 yıl uzunluğunda video izleniyor.

Web videolarıyla ilgili TED konuşmalarından birini izlerken karşılaştığım bir kavram Popper'in dünyalar teorisiyle konunun ilişkisi üstüne kafa yormanın ilginç olabileceğini düşündürdü.



Konuşmacı Web videoların paylaşımı ve bu paylaşımın etkisini anlatırken "Crowd Accelerated Innovation" (Kalabalıkça İvmelenmiş Buluş) ismini verdiği bir süreçten bahsediyor.

Web videolarla ilgili fiili durumu özetlersek karşımıza şöyle bir resim çıkar: İnsanlar birbirlerinden görerek çeşitli ipuçları ve püf noktalarını alıp harekete geçerler. Bu ilk ivmeden sonra dünya üstünde birbirinden bağımsız, farklı etki ve büyüklüğe sahip adacıklar oluşmaya başlar. Şimdi kısa bir ara verip Popper'in dünmyalar teorisine, özellikle dünya 3 kavramına dönelim.

Popper teorisinde 3 dünyanın varlığından bahseder.

Dünya 1: Maddi varlıklar dünyası. Ağaçlar, kayalar, hayvanlar ve insanlar bu dünyanın parçalarıdır. Bu dünya canlı ve cansız varlıklar olarak ikiye ayrılabilir.

Dünya 2: Psikolojik veya fikri varlıklar dünyası. Hisler, düşünceler, acılar vb. bu dünyanın parçalarıdır. Özetle tüm kişisel deneyimler bu dünyaya dâhildir. Bu dünya da bilinçli / bilinç-dışı ya da insan / hayvan deneyimleri anlamında kendi içinde alt bölümlere ayrılabilir.

Dünya 3: Kollektif insan aklının ürünlerinin dünyası. Diller, mitoloji, bilimsel teoriler, matematik, buluşlar, sanat eserleri bu dünyanın parçalarıdır. Bu dünyanın parçaları aynı zamanda Dünya 1'in de parçaları olduğu için aradaki ayrımın netleştirilmesi gerekmektedir.

Örneğin, bir resmin kendisi (bir tablonun çerçevesi, üstüne yapıldığı malzeme, boyalar vs.) Dünya 1'e aitken, onun bir sanat eseri olması Dünya 3'le bağlantılıdır. Bu bağlantı sayesinde ise bu türden varlıkların nesnel (bireysel/subjektif olmayan) bir statüsü ve diğer dünyalarla gösterilebilir ilişkileri ortaya çıkar.

Teorinin ayrıntılarını ve felsefi analizi için Popper'in kendi yazdığı makaleyi buradan inceleyebilirsiniz.

Tekrar Web videolara ve paylaşıma dönersek; bu yolla bir durum, enstantane, deney, deneme özetle bir insan deneyimi/başarısı herhangi bir sınırlamaya tâbi olmaksızın herkes tarafından izlenebilir olmaktadır. Böylece, bireylerin ürünleri diğer tüm paylaşım yöntemlerinden çok daha hızlı ve etkin olarak onlardan bağımsız bir varoluş düzeyine taşınmakta ve bu yolla Dünya 3 ile etkileşim muazzam bir hız ve çeşitliliğe ulaşmaktadır.

Belki de Kant'tan beri üstünde tartışılan "objektif insan aklı" kavramı fiilen en gerçekçi halini bu çağda yaşamaktadır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Onur Air Vakası: Bir Sosyal Medya Depremi

Dijital Pazarlama Stratejileri: Inbound / Outbound

Twitter'da Nasıl "Trending Topic" Olunur?