Marka Yönetimi, Sosyal Ağlar ve Dijital Pazarlama

İş dünyasını son zamanlarda en çok meşgul eden başlıklarından biri hiç şüphesiz dijital pazarlama. İster yeni fikir üreten girişimciler olsun, ister yatırımcılar, isterse büyüklü küçüklü markaların yöneticileri olsun herkesin kafasındaki soru aynı: "Dijital pazarlamayı nasıl kullanmalıyım?"

Türkiye'de markalar sosyal ağlardaki mevcudiyetlerinin ve dijital pazarlama süreçlerinin yönetimi için çoğunlukla dışarıdan hizmet alırken, yurtdışında kendi ekiplerini yaratan marka sayısı hızla artıyor. Dışarıdan hizmet alındığında, işi ehline devretmenin huzuru yaşansa da konu markayı doğru temsil etmek ve dijital ortamda yönetmek olduğunda iş bu kadar basit değil. Hele hele ışık hızında çoğalan sosyal medya uzmanı (!) kadrolarına gözü kapalı devredilecek bir konu hiç değil.

Bu durumun iki temel sebebi var:

1- Sosyal medya ya da dijital pazarlama uzmanlığı genel iletişim ve pazarlama uzmanlığından bağımsız düşünülemez. Buna ek olarak, markanın genel stratejilerine hâkim olmadan sosyal ağlar üstünden yapılacak iletişim ve pazarlama çalışmaları kolayca kontrolden çıkabilir, hatta marka açısından felaketle sonuçlanabilir.

2- Her kurumun ve/veya her markanın mümkün olan her mecrada varolması gerekmez. Hatta bazen bilinçli olarak bazı mecralarda bulunmamak gerekebilir. Düşünüp taşınmadan tüm sosyal ağlarda takipçi sayısını arttırmaya çalışmak, markaları moda diye yaz günü çizmeyle dolaşan ergen durumuna düşürebilir.

Öneri: Şirketler sosyal ağlardaki konumlanmalarını yönetirken, işi bilenlerden hizmet ve danışmanlık alırken kendi çalışanlarını (mümkünse farklı departmanlardan) da mutlaka bu sürece dahil etmeli.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Onur Air Vakası: Bir Sosyal Medya Depremi

Dijital Pazarlama Stratejileri: Inbound / Outbound

Twitter'da Nasıl "Trending Topic" Olunur?