Sayılar İyidir, Peki Ya Kelimeler?

Sosyal medyayı ister kişisel ihtiyaç ve zevklerimiz için, ister profesyonel amaçlarla kullanalım, eğer yoğun olarak işin içindeysek her iki durumda da takipçi sayısı, etkileşim oranı, mesaj ve bağlantılarımızın yayılımı,  vb. istatistikler hayatımızda önemli bir yer tutuyor.

Çoğumuz için - özellikle profesyoneller - bu sayıları doğru yorumlamak hayati öneme sahip; zira ulaştığımız verileri gerekli özenle analiz etmez ve mevcut durumumuzu iyileştirecek şekilde yorumlayamazsak boşa kürek çekmiş olma ihtimalimiz yükselecektir. Ücretli / ücretsiz takip ve ölçümleme hizmetlerini kullanmak bu bakımdan  vazgeçilmezdir. Özetle sosyal medyada daha etkin bir varoluş için sayılarla aranızın iyi olması şart.

Sayıların önemini bir ön-kabul olarak bir kenara koyup, sosyal medyadaki mevcudiyetimizin en az bu kadar önemli olan diğer tarafına yani kendimizi doğru ve etkin ifade edebilme konusuna, diğer bir deyişle kelimelerin gücüne geçelim.

Kelimeler sosyal medyada günlük hayattan daha farklı çalışır. İlk olarak, yüz yüze iletişim söz konusu olmadığından eşanlamlılar arasından hangisini seçtiğinizden tutun da kullandığınız fiil kipine kadar sayısız ayrıntı, sözlerinizin aklınıza bile gelmeyecek şekilde anlaşılmasına sebep olabilir.

Bunun dışında, derdimizi 140 karakterle anlatmak veya anlık durumumuzu güncellemek gibi durumlar söz konusuyken mesajlarımızda neyi öne çıkartmanın doğru olacağı, en yüksek etkiyi almak için nasıl ifadeler seçmemiz gerektiği üstüne epeyce kafa yormalıyız.

Örneğin; Twitter üstünden aynı konuyla ilgili şu iki mesajı geçtiğinizi düşünün, hangisi daha çok okunacaktır?

a- Twitter'da takipçi sayınızı arttırmayı önemsiyorsanız, linkini paylaştığım makaleyi okumanızı öneririm. Güzel öneriler var. (104 karakter)
b- Twitter'da takipçi sayınızı 5 katına çıkarmak için 10 ipucu. (60 karakter)

Twitter için verdiğim bu örnekteki, her mecra için tercihler farklılaşmakla beraber, anafikir sosyal medya iletişiminde her zaman gözetmemiz gereken bir gerçeğe işaret ediyor:

İnsanlarla etkileşime girmek üzere yazdığınız her kelime/cümleyle aslında bir şey yapıyorsunuz; bir uyarı, bir çağrı ya da bir iyilik. Yaptınız şeyin farkında olmak ve ne gibi sonuçlar doğurabileceğini öngörmek gerekir.

İşte bu yüzden, sosyal ağlar üstündeki şirket/marka hesaplarını günde 3-5 defa post yayınlamak üzere bin tane angaryayla uğraşmaktan bezmiş marka yönetici yardımcılarına ya da stajerlere teslim etmek çok akıllıca bir tercih olmayacaktır.

Dijital devrim, dili anlambilimsel, sözdizimsel ve dilbilgisel yönden eğip bükerken, belki de J.L. Austin'in How to Do Things With Words isimli kitabını ve "kelimelerle bir şeyler yapmak" kavramını tekrar tekrar irdelemek gerekiyor.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Onur Air Vakası: Bir Sosyal Medya Depremi

Dijital Pazarlama Stratejileri: Inbound / Outbound

Twitter'da Nasıl "Trending Topic" Olunur?