Şirketler İçin SM: İzlemek İyi, Peki Ya Ölçmek...

Şirketler sosyal medya (SM) üstünde var olmaya ve bu işe para harcamaya başladıklarında, ilk aşamaları geçtikten sonra yatırımlarının sonuçlarını görmek isterler. Diğer her alanda olduğu gibi SM için ayrılan kaynağın  da ne kadar verimli kullanıldığını görmek işin vazgeçilmez parçasıdır. Ne var ki çok büyük bir hızda yenilenen ve büyüyen bir ortamda sonuçları anlamaya yarayacak ölçümler yapmak hiç de kolay değil. Hele hele izlemekle ölçmeyi birbirine karıştırıyorsanız işiniz daha da zor demektir.




Son zamanlarda Türkiye'de pek çok şirket, markaları için SM izleme hizmeti ihtiyacını fark etti. Genellikle dışarıdan alınan bu hizmet, markanın belirlediği anahtar kelimelerin takibi, sosyal ağlardaki takipçi sayısı ve etkileşimler ve bunların çeşitli kırılımlardaki raporlarından oluşuyor. Bu izleme gayretini takdir etmekle beraber, aslında çoğu bedava olarak sunulan izleme & raporlama araçları için para ödemeyi anlamsız bulduğumu ifade etmem gerekiyor.

Şirketlerin anlaması gereken nokta şu: Yapılan iş ölçmek değil izlemek, yani kendi finansal planları ve geleceğe dönük stratejik kararları açısından somut veri elde etmelerine yarayacak bir çalışma ortada yok. İzleme yoluyla toplanan veriler elbette faydalı, pazarlama faaliyetleri açısından önemli geri dönüşler ve uyarılar alınıyor, ancak günün sonunda "biz bu parayı harcayarak doğru bir iş yaptık mı" ya da "önümüzdeki 10 yıl için planımız ne olmalı" gibi sorular yanıtsız kalıyor. Müşteri ve ajans tarafında kimisi bu acı gerçeğin hiç farkında değilken, kimisi gayet iyi bilse de henüz iki taraf bu konuda açık açık konuşabilir durumda değil. Buna da çok şaşmamak gerek, zira mevcut durumun daha iyisini nasıl elde edeceklerini bilmiyorlar.

Dünyada da henüz ideal bir ROI algoritması bulunmuş değil. "Bir Facebook takipçisi kaç dolar eder" gibi abuk sabuk hesaplamalar yapılsa da SM için bütünsel bir yatırım verimlilik endeksi yaratılabilmiş değil.

Bu durumun iki temel sebebi var:

1- Verimlilik endeksi her şirket için kendine has hedefler, değerler ve iş yapma biçimi gibi ölçütlere dayanmak zorundadır. Dolayısıyla her şirket önce kendi ölçütlerini belirlemeli ve bu ölçütler üstüne inşa edilecek algoritmayı yazacak yeterlilikte bir ajans bulmalıdır. SM hizmeti veren ajansların çoğu bu tip bir "programatik" kapasiteye sahip değildir.

2- Şirketler SM'yi ne için kullandıklarını ya da kullanmaları gerektiğini henüz yeterince anlayabilmiş değiller. Buna bağlı olarak verimlilik endeksinin nerelere ve nasıl uygulanacağı belirsiz kalmaktadır. Örneğin, bir B2C şirket benzer büyüklükteki B2B şirketle aynı tarz, amaç ve beklentilerle SM kullanamaz. Daha genel olarak ise, şirketlerin SM etkinliklerini pazarlama ve kurumsal iletişim cenderesinden kurtarmaları gerekir.

ÇÖZÜM

a- Şirketler izlemekle ölçmenin farklı şeyler olduğunu anlamalı

b- Ölçme-raporlama faaliyetlerinde mutlaka kendileri belirleyici olmalı

c- Dışarıdan hizmet alacaklarsa; hizmetin matematiğini iyice sorgulamalı ve gerekli iyileştirmeleri almalı

d- Geleneksel ROI ve KPI yaklaşımlarını bırakıp SM için yeni ölçütler belirlemeli

Bu blogdaki popüler yayınlar

Onur Air Vakası: Bir Sosyal Medya Depremi

Dijital Pazarlama Stratejileri: Inbound / Outbound

Twitter'da Nasıl "Trending Topic" Olunur?