Sosyal Medya Politikası Neden Önemlidir

"Sosyal medya politikası olmadan sosyal medya iletişimi yapmak, emniyet kemeri takmadan araba kullanmaya benzer!"

Onur Air'in yaşadığı sosyal medya depremini ele aldığım yazıda kullandığım yukarıdaki cümle, bu yazının da temel fikrini oluşturuyor. Kurumlar büyük bir heves ve aceleyle sosyal medya iletişimi yaparken, bir çoğu bu sürecin sağlıklı ilerlemesi için vazgeçilmez olan bir aşamayı ihmal ediyorlar. Bu aşama sosyal medya politikası oluşturma aşamasıdır.

Sosyal medya politikasının nasıl oluşturulabileceği, olmazsa olmazları gibi konulara girmeden önce, sık sık karşımıza çıkan bir yanlış anlamaya değinmek istiyorum. Bu yanlış anlama, sosyal medya politikasıyla sosyal medya stratejisi arasındaki ayrımı fark edememekten kaynaklanan, çabuk teşhis edilemezse kurumun sosyal medya iletişimini derinden zedeleyecek bir zaaftır.

Stratejiyle politika arasındaki temel farkı şöyle formüle edebiliriz: Stratejiniz amaçlar ve şartlara göre belirlenirken, politikanız değerlere ve ilkelere göre şekillenir. Ve - yazılım jargonuyla söylersek - ilke amacı ezer. Başka deyişle, önce strateji geliştirip ona göre bir politika belirleyemezsiniz. Politika kurumunuzun / markanızın varoluş tarzını, yaşama prensiplerini ortaya koyar. Ancak bundan sonradır ki, amaçlarınızı belirleyip en doğru stratejiyi oluşturursunuz. Özetlersek, politika hem kronolojik hem de mantıksal yönden stratejiyi önceler.

Gelelim sosyal medya politikasının nasıl oluşturulması gerektiğine. Öncelikle, sosyal medya politikasını ikiye ayırmalıyız:

a- İç politika (çalışanlar ve temsilciler için) b- Dış politika (takipçiler için)

İç politika, kurum çalışanları ve kuruma dışarıdan hizmet veren tüm sözleşmeli temsilciler için geçerli olan bir rehber niteliği taşır. Kimi zaman sadece temel kurallardan ibaret olabilirken, kimi zaman kurumun temel değerlerinin sosyal medya iletişiminde ne şekilde gerçekleşmesi gerektiğine dair kapsamlı bir kılavuz işlevine bürünebilir. Özellikle Etik ilkeler iyice vurgulanmalıdır. Politikanın bu kısmı özellikle operasyonu gerçekleştiren kişilere çok iyi anlatılmalı ve burada belirtilen konuların tam anlamıyla içselleştirilmesi sağlanmalıdır. Aşağıda Ford'un çalışanlarına yönelik oluşturduğu sosyal medya politikasını özetleyen dokümanı görebilirsiniz. (Kaynak için burayı tıklayın)



Dış politika ise daha çok bir manifestodur. Henüz yaygın bir kullanımı olmamakla birlikte, kullanıcıların şeffaflık ve açık iletişim talepleri kurumları zorlamaya devam ettikçe daha sık karşılaşacağımıza şüphe yok. Dış politika, kurumun / markanın sosyal medya iletişiminde benimsediği ilkeleri, değerleri (bir kısmı iç politikada da belirtilen) kullanıcılarla paylaştığı, bir anlamda onlara karşı takınacağı tavra dair verdiği sözdür. Bu yolla hem kendini belli bir tutarlılık içinde iletişime devam etmek üzere bağlamış, hem de olası bir kriz anında başvurabileceği bir acil durum planı yapmış olur.

Sosyal medya iletişimine başlamadan önce her iki bileşene dair temel noktalar belirlenmez, en azından operasyondan sorumlu kişiler bu konularda bilgilendirilmezse, tıpkı emniyet kemeri takmadan hareket etmek gibi belki uzunca bir süre hiçbir sorun yaşamadan yola devam edilir, ancak ilk ciddi kaza ihtimaliyle karşı karşıya kalındığı anda karşımıza çıkacak sonuçlar ölümcül olacaktır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Onur Air Vakası: Bir Sosyal Medya Depremi

Dijital Pazarlama Stratejileri: Inbound / Outbound

Twitter'da Nasıl "Trending Topic" Olunur?