Küçük İşletmeler İçin Dijital Pazarlama Önerileri

Dijital pazarlama son dönemde Türkçe kaynak açısından oldukça zenginleşti. Küresel eğilimi oldukça yakından izleyen birkaç sektörün başını çektiği bir ortamda özellikle son 1-2 yılda çıkan kitap ve dergiler, bloglar ve düzenlenen konferanslarla ciddi bir birikim yaratılmış durumda. Ne var ki bu ilgi ve birikim neredeyse tümüyle büyük markaların ve/veya kurumsal şirketlerin iş süreçlerine yönelmiş durumda.

Oysa biliyoruz ki, dijital pazarlama küçük işletmeler için büyük farklar yaratabilme özelliğine sahiptir. Amerika'nın dijital pazarlama dünyasındaki temel odak noktalarından birinin "small business" olması da bundandır.

Küçük işletmelerin (Türkiye için, kendi başına çalışan veya en fazla 2-3 çalışanı olan kişiler anlamına geliyor) bütçe, karar alma ve uygulama, planlama vb. zorlukları olsa da, gerçekçi hedeflere akılcı ve kararlı bir yaklaşımla ulaşmaları mümkün. Üstelik yapabilecekleri şeylerin hemen hepsi ücretsiz.

Gelelim küçük işletmelerin dijital pazarlama için neler yapabileceğine.

1- Çevrenizi (ağınızı) Kullanın

İşe çevrenizi harekete geçirerek başlayın. Çevrenizin ne kadar geniş olduğu önemli değil. Aileniz, arkadaşlarınız, komşularınız; tanıdığınız herkesi harekete geçirin. Dükkanınız için açtığınız Facebook / Twitter  hesaplarına üye olmalarını isteyin. Unutmayın, insanlar tanıdıkları kişilerle daha fazla etkileşime girerler. Bu sayede dijital pazarlamanın birinci kuralını da hayata geçirmiş olacaksınız.

2- Kendinizi Görünür Kılın

Hiçkimse durduğunuz yerde gelip sizi bulamaz. Dijital olarak hareketli olun. Linkedin üstünde gruplara üye olup tartışmalara katılın, forumlarda insanların sorularını yanıtlayın, ilgili bloglardaki yazıları inceleyip yorum ve önerilerinizi paylaşın. Bunu yapmaya kararlı bir şekilde devam ederseniz bir süre sonra insanlar isminize aşina olacak ve sizi nasıl bulacaklarını bileceklerdir.

3- Bilginizi Paylaşın

Bir alanda uzmanlık seviyesinde bilginiz varsa ve işinizi bunun üstüne kurduysanız bundan başkalarının da faydalanmasını sağlayın. Hemen bir blog açıp yazmaya başlayın ve içeriğinizi paylaşın. Faydalı içerik insanları size getirecektir.

4- Sitenize Özen Gösterin

Web sitenizi yasak savar gibi değil, en azından bir iş görüşmesine giderken kıyafetinize gösterdiğiniz kadar özenle ele alın. Bunu yapmak için teknik yönden çok bilgili olmanız ya da çok para harcamanız gerekmez. Temel doğruları (kullanıcı dostu tasarım, arama motoru optimizasyonu) yapmak/yaptırmak için sadece biraz zaman harcamak ve kafa yormak yeterli olacaktır.

5- Verimli Reklam Yapın

Reklam yapmak deyince cebinizden para çıkacağı kesin. Önemli olan, cebinizden çıkan paranın daha sonra cebinize ne kadar para sokabileceği. Facebook ve Google dünya üstünde en çok ziyaret edilen iki site ve her ikisi de size birkaç dakika içinde reklam yayınlama fırsatı veriyor. Ayda 50-100 TL arasında blogunuza, Facebook sayfanıza ya da Web sitenize insanları getirebilirsiniz. İlk denemeler başarılı olmayacak ama denemeye devam edin. Birkaç yüz lira harcadıktan sonra alacağınız sonuçlar sizi bile şaşırtacak.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Onur Air Vakası: Bir Sosyal Medya Depremi

Dijital Pazarlama Stratejileri: Inbound / Outbound

Twitter'da Nasıl "Trending Topic" Olunur?