Kişisel Web ve Dijital Solipsizm

Özet: "Kişisel Web" olmak istediği şeyin tam tersine yol açabilir. Hizmet sağlayıcılar, markalar/kurumlar ve bireysel kullanıcılar arasındaki dengenin bireysel kullanıcı aleyhine bozulması büyük bir risk oluşturuyor. Hem bireysel düzlemde hem de Web'in geleceği açısından bu riskin çok iyi analiz edilmesi şart.

Son ayların ve muhtemelen önümüzdeki yılların en önemli gelişmesi "Kişisel Web" kavramının hızla hâkim paradigma haline gelmesi olacak. Kişisel Web aslında çok temel ve yaygın bir uygulamanın kapsamının genişletilmesinden ve çok daha karmaşık algoritmalarla, ilişkiler ve ağlar kurmak üzere kullanılmasından ibaret.

En basit anlatımıyla, bir çok sitede kullandığımız "beni hatırla" işlevinin İnternet'teki tüm hareketlerimize uygulanmasından bahsediyoruz. İlk olarak Facebook, Timeline ve Open Graph uygulamalarıyla bu yönde önemli bir adım attı. Geçen hafta ise Google "Search Plus Your World" (SPYW) konseptiyle sosyal aramadan kişisel aramaya geçişi duyurmuş oldu.

Konuları ve kavramları birbirine bağlamak ve bu gelişmelerin sonucu olarak ortaya çıkabileceğini düşündüğüm "Dijital Solipsizm'in ne olduğunu daha iyi anlatabilmek için öncelikle birkaç tanım yapalım.

Kişisel Web

Kişisel Web sizinle ilgili üç temel parametreyi kullanarak, size kişiselleştirilmiş bir Web deneyimi yaşatmak anlamına geliyor. Bu üç parametre şunlar: 
  • Geçmişiniz
  • İlişkileriniz
  • Tercihleriniz
Aslına bakılırsa bu çok yeni bir durum değil. Google zaten çoktandır "sosyal arama" ile arama sonuçları arasında daha önce paylaştığınız ya da ziyaret ettiğiniz içerikleri gösteriyordu. Ancak bundan böyle SPYW ile "kişisel arama" ayrı bir bölüm olarak ve yukarıdaki üç parametreye dayanarak sizin için kişiselleştirilmiş sonuçları da göreceksiniz.



Benzer bir durum Facebook profilinizde TimeLine ile tüm yapıp etmelerinizin ortaya dökülmesinde veya arkadaşlarınızın hangi sayfayı beğendiğini gösteren reklamlarda da karşınıza çıkıyor. Bundan böyle Open Graph ile Facebook dışındaki pek çok tercih ve hareketiniz de Facebook profilinize düşebilecek. 

Her iki örnekte de elbette pek çok kullanıcı tercih ayarı ve güvenlik seçenekleri bulunuyor. Ancak sıradan kullanıcıların 90% oranında bu düzenlemeleri yapmadığını biliyoruz. Dolayısıyla, birilerinin yaptığı düzenleme kullanıcılar için "default" olacak.

Bu süreçte markalar için yeni fırsatlar oluşacak. Sosyal ticaret, sosyal CRM gibi kavramlar giderek derinleşecek. Kullanıcı tarafında da daha zengin ve verimli bir deneyim söz konusu olacak. Kulağa çok hoş geliyor değil mi? Her güzel şey gibi işin bir de diğer tarafı var. 

Dijital Solipsizm

Gerek özel gerek iş hayatımızın büyük kısmını İnternet üstünde sürdürdüğümüz dijital çağda, yukarıda bahsettiğimiz "Kişisel Web" kavramı giderek daha fazla kişisel bilginin, anıların, konuşmaların, tercihlerin, içeriklerin kaydedilmesine ve işlenmesine yol açacak. 

Google ve Facebook gibi devler daha karmaşık algoritmalar, daha büyük serverlar, daha akıllı uygulamalara sahip olacaklar. Kullanıcıların Web üstünde gerçekleştirdikleri milyonlarca işlem üstündeki kontrolleri azalacak. Günde yüzlerce sayfayı ziyaret eden, onlarca uygulama kullanan, defalarca sosyal ağlara ve arama motorlarına giren birinin bu işlemler için her seferinde ayrı ayrı kullanım tercihi belirlemesi mümkün olamaz. 

Sonuç olarak; Web üstünde yaptığımız her hangi bir şeyin her hangi bir zamanda, kendimizin ve şebekemiz içindeki insanların karşısına çıkabileceği bir durumla karşı karşıya kalacağız. 

Örneğin birkaç yıl önce içkiyi fazla kaçırdığınız bir partideki uygunsuz fotoğraflarınızı birkaç yakın arkadaşınızla paylaştığınızı, aradan geçen zamanda da bunları tümüyle unuttuğunuzu varsayalım. Günün birinde bunların patronunuz ya da eşinizin arkadaşları tarafından görülmesi pek hoş olmayacaktır. 

İlk zamanlar Kişisel Web'in keyifli ve olumlu yönleri önce çıkacaktır. İçinde bulunduğumuz dönem bir geçiş sürecini yaşıyoruz ve ışık hızıyla gelen değişimin heyecanı olası sorunları tam anlamıyla değerlendirmeyi engelliyor.  Ancak zamanla sürekli bir gözetlenme ve fişlenme psikolojisi insanları daha az paylaşmaya, kimliğini saklamaya ya da anonim kimlikler edinmeye itebilir. 

Dijital Solipsizm işte tam olarak bu kendini gizleme, başkalarıyla bağlantıyı ve etkileşimi kesme durumudur. Bir anlamda, kendini dijital olarak yalıtma halidir. Herkes İnternet'i belli bir yoğunlukta kullanmaya devam edecek ama kendinden başkasının bundan haberdar olmasını mümkün olduğunca engellemeye çalışacaktır. 

Bu anlamda, "Kişisel Web" olmak istediği şeyin tam tersine yol açabilir. Hizmet sağlayıcılar, markalar/kurumlar ve bireysel kullanıcılar arasındaki dengenin bireysel kullanıcı aleyhine bozulması büyük bir risk oluşturuyor. Hem bireysel düzlemde hem de Web'in geleceği açısından bu riskin çok iyi analiz edilmesi şart.

İnsanların özel hayatın gizliliğine ve özgürlüklerine verdikleri önemin giderek artacağını öngörerek, dijital devrimin bu yönde evrilmesini sağlamak için kullanıcı talebinin güçlenmesi gerekecek. 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Onur Air Vakası: Bir Sosyal Medya Depremi

Dijital Pazarlama Stratejileri: Inbound / Outbound

Twitter'da Nasıl "Trending Topic" Olunur?