Bir Uygulama Yapalım Bir Milyon Kişi İndirsin

Son günlerde Boyner'in yeni icadı Hopi'yi duymayan, görmeyen kalmadı sanırım. Yer, gök Hopi oldu adeta. Üye firmalarda indirimli alışveriş, avantajlı kampanyalar vb. gibi klasik menfaatlerin yanında, Hopi uygulamasını indiren herkese 25 TL değerinde paracık veriyor. "Paracıklar, paracıklar..."



Mobil uygulamaların pazarlamanın temel rekabet alanı haline gelmesiyle markaların odak noktalarını, dönüşüm ve yeni müşteri kazanma gibi yaşamsal hedeflerini buraya kaydırması çok normal. Hopi de bu hedefi "uygulamayı indiren ilk 1 milyon kişiye" diyerek ortaya koymuş durumda.

Hopi örneğinde beni ilgilendiren uygulamayı desteklemek için harcanan astromomik (elimde bir rakam yok ama mecra çeşitliliği, frekans vs. ölçütlerin hepsi açısından son zamanlarda gördüğümüz en büyük kampanyalardan biri olduğunu söylemek mümkün) reklam bütçesi. Yeni bir marka ve model yarattığınızda imkânınız varsa büyük bütçeler harcamanız doğaldır. Ne var ki dijital pazarlama çağında markalar önce şunu sormalı?

Bu kadar para harcamamıza gerek var mı? Parayla insanların ilgisini satın almak (reklam) yerine, harcadığımızın onda birine, daha yaratıcı ve sürdürülebilir yollarla ilgilerini çekmeye çalışmak daha akılcı / kârlı olmaz mı?

Bu soruyu akılda tutarak ve bir yanıt vereceğini umarak, Hopi'yi onun kadar sesi çıkmayan ama onunla aynı düzeyde indirilme sayısına ulaşmış Marshall Gör & Boya uygulamasıyla kıyaslamak istiyorum. Bambaşka sektörler, hedefler, içerikler söz konusu olsa da bu kıyaslamanın dijital pazarlamaya ilişkin temel yaklaşım farkını anlamaya yardımcı olacağını düşünüyorum.

Hopi hali hazırda (Android) 500 bin indirme sayısına ulaşmış durumda. Ne var ki puanı ve yorumlar pek iç açıcı değil. İşin teknik yönüne değinmeden sadece kullanıcı tarafından nasıl değerlendirildiğine dair bir veri olarak alalım.

3.3 gibi vasatın altında bir puanı olan Hopi beklentileri karşılamaktan uzak görünüyor. Unutmayalım ki bu puan kişiler uygulamayı indirdikten sonra veriliyor. Toplam yükleme sayılarının harcanan bütçe dikkate alındığında pek de tatmin edici olmadığını Marshall uygulamasının benzer bir sürede ve çok çok daha düşük bütçeyle aynı seviyeye ulaşmasından anlayabiliriz.

Harcanan paralar ve dolayısıyla ROI hesapları dikkate alındığında Marshall uygulamasının fersah fersah ileride olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Marshall Gör & Boya uygulaması çok daha düşük reklam bütçesiyle aynı indirme sayısına ve çok daha iyi bir puana ulaşabilmiş. Uygulamanın kusursuz çalışmamasına rağmen 4.2 gibi iyi bir ortalama puana ulaşmanın temel sebebi uygulamanın yapmayı başardığı şey: Hemen herkesin bulunduğu her mekanda hem oyun zevki (boyama) hem de günlük hayata dair bir ihtiyacı (evin, ofisin vb. duvarları ne renk olsa) aynı anda karşılıyor olması.

İki uygulamanın yaratıcılarının pazarlamaya bakış açıları bu durumda açıkça ortaya çıkıyor. Hopi ekibi parayı bastırıp reklama abanıp bir de üstüne uygulamayı indirene 25 TL değerinde paracık verelim işi bitirelim derken, Marshall ekibi kaba kuvvete değil yaratıcılığa, gerçek fayda üretmeye inanmış. Böylece insanların gerçekten kullanacağı ve kullandıkça markayla olan duygusal ve fiili bağlarını güçlendirecek bir uygulamayı hayata geçirmeyi başarmış.

Dijital pazarlamanın temel şiarı olan "değer üretmek" yaklaşımının harika bir örneği olan Marshall Gör & Boya uygulaması umarım bundan sonra mobil uygulama odaklı pazarlama faaliyeti planlayacak büyük markalara ilham kaynağı olur.




Bu blogdaki popüler yayınlar

Onur Air Vakası: Bir Sosyal Medya Depremi

Dijital Pazarlama Stratejileri: Inbound / Outbound

Twitter'da Nasıl "Trending Topic" Olunur?