Türkiye'de Dijital Medya Kullanımı ve E-Ticaret Alışkanlıkları

iab Türkiye'nin İPSOS işbirliğiyle hazırladığı DigitalScope 2014 geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Türkiye'deki İnternet kullanımı, dijital medya tüketimi ve kullanıcı alışkanlıklarını toplu halde görebilmek adına son derece güvenilir ve faydalı bir rapor olmuş. Başta dijital pazarlama olmak üzere, pazarlama, iletişim, reklam, e-ticaret ve medya sektöründe çalışanların dikkatle incelemesini öneririm.

Aşağıda göreceğiniz tüm veriler bu çalışmadan alınmıştır. Çalışmanın tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Medya Erişiminde İnternet Birinci Sırada

Sol tarafta gördüğünüz grafikte siyah çubuklar Türkiye'deki kullanıcıları gösteriyor. 

Günlük medya erişiminde İnternet'in 63% gibi bir oranla az farkla da olsa ilk sırada olduğunu, yani televizyonu geride bıraktığını görebiliyoruz. Bu farkın yıllar içinde açılması muhtemel.

Her gün kullanılan cihazlarda da tahmin edileceği üzere akıllı telefonlar 72% ile ilk sırada.

İnternet'te Geçirilen Süre Televizyonu Katlıyor

Başlıkta belirttiğim durum aslında hepimizin malumu. Önemli olan İnternet'e ayrılan vaktin özellikle televizyonu açık ara geride bırakması. Her bir mecra için, ortalama bir günde kaç saatinizi ayırıyorsunuz sorusuna Türkiye'deki kullanıcıların verdikleri yanıtlara göre, kullanıcıların yüzde otuzu 4-5 saatini İnternet'e ayırırken, aynı süreyi televizyona ayıran kitle yüzde onu ancak geçiyor.


Akıllı TV Tableti Sollayacak

İnternet'e en sık hangi cihaz üstünden erişiyorsunuz sorusunun cevabı elbette akıllı telefonlar. 

Benim ilgimi çeken veri akıllı TV seçeneğinin 43% gibi bir seviyeye çıkmış olması. 

Özellikle "Phablet" segmenti büyüdükçe teknoloji çöplüğünde yerini alması beklenen tabletler, akıllı TV tarafından da gittikçe aşağı itilecek gibi duruyor.

Buna karşın on yıldır devrinin kapanması beklenen emektar desktop (yanıtlarda stationary PC) bilgisayarlarımız yerini korumaya devam ediyor.

Televizyon Reklamları Yok Olmaya Mahkum Mu?


Televizyon izlerken akıllı telefonlar hepimizin elinde; bunu zaten biliyoruz. Sonuçlar da bunu gösteriyor. "Televizyon izlerken aynı anda hangi online işleri yapıyorsunuz?" sorusuna verilen yanıtların oranı ortada.

Burada reklam sektörü açısından önemli olan soru şu: Yayıncılar izleyiciye TV içeriğini bile yüksek odaklanmayla izletmekte zorlanırken TV reklamları bu ortamda varlığını nasıl sürdürecek?

Televizyonun giderek bir "arka plan" haline gelmesiyle belki reklamlar da giderek görüntüden çok sesle iş yapmaya çalışacak.


E-ticaretin Şifreleri

Tavsiyenin satın alma kararı üstündeki etkisi iyi bilinen bir gerçek. Bu günlük hayatta da böyle İnternet üstünde de. İnsanlar en çok tanıdıklarına ve diğer kullanıcılara, özellikle uzmanlara, güveniyorlar. 

Reklamların güven tesis etmek açısından ne kadar kötü durumda olduğunu bu grafikte görüyoruz. Geleneksel mecralardaki reklamlar hem güven hem de bilgi vermek açısından yerlerde sürünürken, İnternet reklamları güven konusunda fark yaratamasa da (sonuçta reklam reklamdır) yararlı bilgi vermek açısından eş-dost tavsiyesinden bile daha yukarıda. 

Başka bir yazıda değindiğim ve dijital pazarlamanın göz ardı edilen önemli bir silahı olan e-WOM bu anlamda önemli. Markaların parayı bastırıp reklam bombardımanıyla klasik ve bildikleri yoldan gitmeyi bırakarak acilen bu konulara eğilmesinin zorunlu olduğunu bariz şekilde görüyoruz.

Reklamların durumunu gördükten sonra tercih edilen ya da başvurulan bilgi kaynaklarına da göz atmakta fayda var.

E-tüketicilerin bir ürün/hizmet hakkında bilgi edindikleri kaynaklar oldukça çeşitli ve dağılım birbirine yakın. 

Yandaki grafikte gördüğünüz siyah çubuklar Türkiye verilerini gösteriyor.

Buradaki verilerin önemi, İnternet üstünden alışveriş yapmasa bile birçok kullanıcının bilgi almak/araştırmak için İnternet'i kullandığını gösteren diğer grafiklerde daha iyi anlaşılıyor. 

ROPO (research online-purchase offline) kısaltmasıyla ifade edilen bu grup en az e-tüketiciler kadar ticaret hacmi yaratıyor. 

Dolayısıyla, hem online hem offline satış yapan markaların strateji oluştururken sadece e-ticaret dönüşümlerini hesaplamakla kalmayıp, çok daha geniş, offline satışları da etkileyecek bir dijital pazarlama yaklaşımına geçmeleri gerekiyor.

Aşağıdaki grafikte siyah çubuklar, e-tüketiciler ve ROPO bakımından Türkiye verilerini gösteriyor. 

Bu özeti faydalı bulduysanız lütfen sosyal ağ hesaplarınızda paylaşarak ilgileneceğini düşündüğünüz kişilere de ulaşmasını sağlayın.

Veriler ve çıkardığım sonuçlar hakkındaki düşüncelerinizi de yorum kısmından iletebilirsiniz. Farklı fikirler duymak her zaman iyidir:) 


Bu blogdaki popüler yayınlar

Onur Air Vakası: Bir Sosyal Medya Depremi

Dijital Pazarlama Stratejileri: Inbound / Outbound

Twitter'da Nasıl "Trending Topic" Olunur?